İhracatçı Sanayi Firmaları İçin Dijital Pazarlama
Dijital Pazarlama

İhracatçı Sanayi Firmaları İçin Dijital Pazarlama

İhracatçı için dijital pazarlama nasıl kurulur? Yabancı alıcının sizi bulması için çok dilli site yapısı, hreflang, yerel sinyaller, LinkedIn ve reklam kanalları için sade bir yol haritası.

İhracatçı için dijital pazarlama, yabancı bir alıcının ürününüzü aradığı anda sizi bulabilmesini sağlayan işlerin toplamıdır: doğru dilde ve doğru adreste bir web sitesi, arama motorunun hangi sayfayı kime göstereceğini anlaması, alıcının bulunduğu kanallarda görünür olmak ve gelen talebi hızlı karşılamak. Fuar, referans ve temsilci ağı hâlâ önemlidir; ancak alıcı fuara gelmeden önce internette araştırma yapar. Bu yazıda sanayi ve imalat firmalarının uluslararası görünürlük için hangi sırayla ne yapabileceğini anlatıyoruz. Genel zemin için KOBİ için SEO rehberi yazımızı da okuyabilirsiniz.

Önce hedef pazarı ve alıcıyı netleştirin

Her ülkeye aynı anda ulaşmaya çalışmak bütçeyi dağıtır. Bir ya da iki hedef pazar seçin ve şu soruları yazılı olarak cevaplayın: Alıcı kim (ithalatçı, dağıtıcı, üretici, proje müteahhidi)? Hangi dilde arıyor? Karar verirken neye bakıyor (sertifika, teslim süresi, asgari sipariş, numune)? Bu cevaplar sitenin içeriğini, reklamın hedeflemesini ve LinkedIn'de ulaşacağınız unvanları belirler. Cevap hazır değilse en hızlı kaynak mevcut müşterilerinizdir: sizi nasıl buldular, siparişten önce hangi soruyu sordular?

Çok dilli site: her dil için ayrı adres

Google Search Central'ın çok bölgeli ve çok dilli siteler rehberi, her dil sürümü için ayrı bir URL kullanmayı önerir; dili çerezle ya da tarayıcı ayarıyla değiştirmek yerine bu yapı tercih edilir. Ülkeye özel hedefleme için ülke alan adı (örneğin example.de), alt alan adı (de.example.com) ya da alt dizin (example.com/de/) seçilebilir; URL parametreleri önerilmez (kaynak: Google Search Central, Çok bölgeli ve çok dilli siteleri yönetme, developers.google.com/search/docs/specialty/international/managing-multi-regional-sites). Küçük ve orta ölçekli bir sanayi firması için çoğu zaman tek alan adı altında alt dizinler (örneğin /en/, /de/) yönetimi en kolay seçenektir; tek sitenin otorite birikimi de aynı yerde toplanır.

Aynı rehberde iki uyarı özellikle önemlidir. Birincisi, kullanıcıyı tahmini diline ya da konumuna göre otomatik yönlendirmeyin; bunun yerine diğer dil sürümlerine açık bir bağlantı verin. Googlebot da bu tür yönlendirmelerde sürümlerin bir kısmını göremeyebilir. İkincisi, yalnızca menü ve şablon metinlerini çevirip ana içeriği tek dilde bırakmak kötü kullanıcı deneyimi yaratır ve aynı içeriğin farklı dil etiketleriyle tekrar görünmesine yol açabilir. Yani ürün sayfasının gövdesi de çevrilmelidir.

hreflang ile hangi sayfanın kime gösterileceğini söyleyin

Aynı sayfanın farklı dillerdeki sürümlerini Google'a hreflang ile bildirirsiniz. Google'ın yerelleştirilmiş sürümler dokümanına göre kurallar şöyledir (kaynak: Google Search Central, Sayfanızın yerelleştirilmiş sürümlerini Google'a bildirin, developers.google.com/search/docs/specialty/international/localized-versions):

  • Karşılıklı bağlantı: A sayfası B'ye bağlanıyorsa B de A'ya bağlanmalıdır, aksi halde etiketler yok sayılabilir.
  • Her sürüm kendisini de listelemeli ve bağlantı seti tüm sürümlerde aynı olmalıdır.
  • Dil kodu ISO 639-1, isteğe bağlı bölge kodu ISO 3166-1 Alpha 2 olmalıdır (örneğin en-GB). Yalnızca ülke kodu geçersizdir.
  • x-default, kullanıcının diliyle eşleşen sürüm yoksa gösterilecek yedek sayfadır; dil seçici sayfalar için uygundur.
  • URL'ler protokolle birlikte tam yazılmalıdır. Uygulama için HTML etiketi, HTTP başlığı ya da XML sitemap yöntemlerinden biri yeterlidir.

En sık yapılan hata geri bağlantıların eksik kalması ve yanlış dil kodudur. Site yayına girmeden önce bu iki noktayı kontrol ettirin. Sitemap'in doğru kurulması için kurumsal web sitesinde olması gereken sayfalar yazımız da yardımcı olur.

Hedef ülkeye yerel sinyaller verin

Aynı Google rehberi, hedef bölge sinyalleri arasında ülke alan adını, hreflang'i, sunucu konumunu, yerel adres ve telefonu, para birimini, yerel bağlantıları ve Business Profile'ı sayar. Konum meta etiketleri (geo.position gibi) ise yok sayılır. Pratikte bu, ihracat sitenizde fiyat ya da ölçü birimini hedef pazarın kullandığı biçimde göstermek, iletişim sayfasında uluslararası formatta telefon ve çalışma saatini saat dilimiyle yazmak, varsa distribütörünüzün ya da yerel bir irtibat noktasının bilgisini eklemek demektir. Sahte yerel adres göstermeyin; yalnızca gerçekten sahip olduğunuz bilgileri yazın.

Teknik katalog sayfaları: asıl ihracat içeriği

İhracat alıcısı çoğu zaman marka değil, ürün özelliği arar: malzeme, standart, ölçü, kullanım alanı. Bu yüzden her ürün grubu için ayrı bir sayfa açın. Sayfada ürünün ne olduğunu, teknik özelliklerini, sahip olduğunuz belge ve sertifikaları (belge numaralarını ve geçerlilik tarihini doğrulayabileceğiniz şekilde), asgari sipariş ve teslim koşullarının nasıl öğrenileceğini ve bir talep formunu bulundurun. PDF kataloğu tek başına yeterli değildir; PDF içindeki bilgi arama sonuçlarında HTML sayfa kadar iyi çalışmaz. Katalog PDF'ini sayfanın bir indirme seçeneği olarak sunun, ana bilgiyi sayfa metni olarak yazın. Sertifika ya da standart iddiasında bulunuyorsanız belgeyi gerçekten taşıdığınızdan emin olun; kaynaksız üstünlük iddiaları hem güveni hem de reklam politikalarını zedeler.

LinkedIn: alıcıya ve ortağa ulaşmanın en kısa yolu

B2B satışta alıcı ve dağıtıcıların büyük kısmı profesyonel ağlarda araştırma yapar. Şirket sayfanızın dolu, güncel ve ürün odaklı olması, satış temasından önce de sonra da güven verir. Sayfa kurulumu ve yönetimi için LinkedIn şirket sayfası yönetimi rehberimizi, içerik ve strateji tarafı için B2B LinkedIn stratejisi yazımızı okuyabilirsiniz. Gönderilerde üretim sahasından kareler, test ve kalite kontrol süreçleri, sevkiyat hazırlığı gibi gerçek içerikler jenerik pazarlama cümlelerinden daha çok işe yarar. Hedef pazarın diliyle kısa özetler eklemek de görünürlüğü artırır.

Ücretli reklam: dar başlayın, bütçeyi doğrulamadan büyütmeyin

Arama reklamı, ürün adını ve niyeti açıkça yazan alıcıya ulaşmak için uygundur. Yeni bir pazara girerken tek ülke, tek ürün grubu ve tek dilde küçük bir kampanyayla başlayın, gelen taleplerin kalitesine bakın, sonra genişletin. Hedeflemeyi ülke ve dil düzeyinde yapın; kampanyanın indiği sayfa o dilde ve o ürüne özel olsun. Reklam temelleri için Google Ads nedir yazımıza bakabilirsiniz. Bütçe ve sonuç beklentisi her sektörde farklıdır; bu yüzden sabit bir rakam vermiyoruz. Önce talebin geldiğini küçük bütçeyle kanıtlamak daha güvenlidir.

Gelen talebi karşılayın

Dijital pazarlamanın en sık kırıldığı yer, talep geldikten sonraki aşamadır. Talep formu kısa olsun (ad, şirket, ülke, ürün, miktar). Otomatik bir onay e-postası gitsin ve gerçek bir kişi mümkün olan en kısa sürede dönsün. Yabancı alıcı saat dilimi farkı yüzünden cevabı geç görebilir; ilk cevabın içinde ihtiyaç duyduğu temel bilgileri (teknik föy, sertifika, numune süreci) paylaşmak ikinci bir yazışmayı önler. Talepleri bir tabloda tutup hangi kanaldan geldiğini not edin; üç ay sonra hangi kanalın işe yaradığını ancak böyle görürsünüz.

İlk 90 gün için sade bir plan

  • 1. ay: hedef pazar ve alıcı profili, ürün gruplarının listesi, ana ürünler için çevrilmiş sayfalar.
  • 2. ay: hreflang ve sitemap kontrolü, teknik katalog sayfalarının tamamlanması, LinkedIn şirket sayfasının güncellenmesi.
  • 3. ay: küçük bütçeli tek pazar reklamı, talep formu ve cevap süreci testi, gelen taleplerin ilk değerlendirmesi.

Sonuç

İhracat odaklı dijital pazarlama, birkaç parlak kampanyadan çok doğru kurulmuş bir altyapıdır: her dil için ayrı adres, doğru hreflang, hedef ülkeye uygun bilgiler, ürün odaklı sayfalar ve hızlı cevap. Bu yapıyı kurarken destek almak isterseniz Fonext ile görüşün; verdiğimiz hizmetleri hizmetler sayfasında bulabilirsiniz.